İçindekiler
İş güvencesi, belirli koşulları taşıyan işçilerin iş sözleşmelerinin ancak geçerli bir nedene dayanılarak feshedilebilmesini ifade eder. Geçerli neden olmaksızın yapılan fesihlere karşı işçinin başvurabileceği yol, işe iade talebidir.
Kimler iş güvencesinden yararlanır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre iş güvencesinden yararlanabilmek için şu koşulların birlikte bulunması gerekir:
- İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması,
- İşçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması,
- İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması,
- İşçinin, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcılarından olmaması.
Kritik süreler
İşe iade sürecinde süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde talep incelenmeden reddedilir. Bu nedenle sürecin adımlarını ve sürelerini doğru takip etmek hayati önemdedir.
- Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
- Arabulucu, başvuruyu kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir.
- Anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
Feshin geçerliliğinin ispatı
İşe iade davasında feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükü işverendedir. İşveren; fesih bildiriminin yazılı olarak yapıldığını, fesih sebebinin açık ve kesin biçimde belirtildiğini, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılan fesihlerde ise işçinin savunmasının alındığını ortaya koymalıdır.
Davanın kazanılması halinde sonuçlar
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse şu sonuçlar doğar:
- İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır.
- İşveren, başvuru üzerine işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, en az dört ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı öder.
- İşçiye, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
Kanun, işe iade davalarının ivedilikle sonuçlandırılmasını öngörür. İstinaf yoluna başvurulması halinde bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki destek alınması önerilir.



